ANLATI-RÜZGAR
10 Kasım 2010 Çarşamba
R Ü Z G A R
Yaza özenen bir bahar günü. Şu hafif rüzgâr da olmasa, insan yanıp kavrulacak. İçimdeki bu sevinç, bu coşku havanın güzelliğinden mi, yoksa coşkulu olduğum için mi her şeyi böyle güzel görüyorum? Öyle, ya da böyle şu an her şey güzel.
Güneşe upuzun yatmış dünyayı dinliyorum. Apartmanların arasına sıkışıp kalmış minik parklarda kuş sesleri, çocuk sesleriyle sarmaş dolaş. Arada bir ilerdeki karayolundan kamyon, otobüs sesleri dalgalana dalgalana kulaklarıma, oradan da beynime gelip bilincimin çocuk köşelerini karıştırıyor, anıların örtüsünü kaldırıp orta yere atıveriyor yaşadığım her şeyi.
Adana Asfaltı’nın kenarındaki tarlalarda çalışıyorum. Elimde, boyumdan büyük bir tırmık, yabanın toplayamadığı arpa saplarını topluyorum. Bir gurbet türküsü dilimde. Oysa gurbeti yaşamamışım, hasret ne demek bilmem. Annem istemiş, ben söylüyorum: “Keklik gibi kanadımı süzmedim, murat alıp doya doya gezmedim... Yüksek minareden attım kendimi, çok aradım bulamadım dengimi... Gesi bağlarında dolanıyorum...”
Benim için gurbet, tarla demek. Ev ile tarlanın arası hayli uzak. Evimizi düşünüyorum ve birden orada olmayı özlüyorum. O zaman daha bir içli söylüyorum. Aslında ikircikliyim, bir yandan annemin beğenmesini istiyor, bir yandan istemiyorum. Beğenirse, hüzünlenip gözleri doluyor. Bazen ağlıyor bile. Onu üzmek istemiyorum, ama türkü söylemek hoşuma gidiyor. Özellikle de rüzgâr olduğu zamanlar. Sesimin rüzgârda dalgalanışını izliyorum. Bazen uzak tarlalardan gelen bölük pörçük sesler duyuyorum. Rüzgâr, birbirlerine seslenen, türkü söyleyen, konuşan insanların seslerini, -yarısını yolda döküp saçarak sürükleyip getiriyor. Bir gidip bir gelen bozuk radyo kanalları gibi.
Yaza özenen bu bahar gününde esen sanki yine aynı rüzgâr. Yine beceriksizce sesler taşıyor bana. Bir yandan da sonsuz bir beceriyle içimdeki karamsarlıkları, kötü duyguları silip süpürüyor. Beni alıp çocukluğumun yarı kederli, yarı mutlu günlerine götürüyor. Sonra birden parktaki çocukların arasına karışıyorum. Rüzgâra binmişim, bir orada, bir buradayım.
0 yorum:
Yorum Gönder